2008 Blog Konferansı İzlenimlerim
Etiketler: 2008 Blog Konferansı, izlenim
Blogumu takip edenlerin bileceği gibi bugün 2008 Blog Konferansı ve hemen arkasında 2008 Blog Ödülleri vardı.Aslında iki ayrı organizasyon olduğu için ikisini ayrı yazılarya yazacağım.Konferans öncesi salondaki koltukların üzerinde bir tomar kağıt görünce anladım şirketlerin eşantiyon işini ciddiye aldığını anladım.Mediacat daha öncede bahsettiğim Digital Age dergisinin Mart sayısını blogculara dağıttı.FikriMühimde bizim katılımlarımızı bekliyormuş mektup verdiler, tabi ki dedim hemen
Ama bu eşantiyonlar içinde benim en çok sevdiğim Kurumsal Haberlerin içinde “Tatlı yiyelim tatlı yazalım” notu bulunan çikolata toplarıydı (düğün şekerimi denir ne denir şekerde yoktu ki süper çikolatalar vardı.tamam itiraf ediyorum boş koltuklardan birindekinide yürütüp eve götürdüm şimdi yiyorum,teslim oluyorum, gelmeyin üzerime
)
Konferansa çok sayıda blog yazarı katıldı fakat benim tanıdığım blog yazarları pek fazla olmadığı için tek kaldım ulan millet nerden tanıyor birbirini derken.Birden yanımda Barış belirdi tamamen şans eseri burası boşmuyla başlayan sohbette bütün akşam boyunca birlikte takıldık diyebilirim. Blogculuk tek başına yapılan kişisel yapılan bir iş olduğu için heralde insanları tanımıyorsunuz.Eski forum buluşmalarını hatırladımda herkes birbirini ismen değil ama nicknameler üzerinden tanıyordu.
Konferansın açılışını Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyes Vedat Çakmak’ın bloglar ve günümüz internetinin dönüştüğü şekil hakkında verdiği kısa sunumla başladı.Sonrasında Blog Konferansı ana sponsoru Microsoft Türkiye Pazarlama Müdürü Nuri Çankaya kısa bir kaç söz etti.Microsoftun blog dünyasına giderek daha çok yatırım yapacağını söylerine ekledi.Microsoftun bu çeşit organizasyonlara sponsor olması çok güzel tabi ki.
Sonrasında blog konferansında en çok emeği olan kişi Eray Endeş kısa bir konuşma yaptı.O kadar uğraştıktan sonra kendi emeğiyle ortaya çıkardığı bu organizasyonda bu kadar blogcuyu karşısında gördüğü için heyecanlanmıştı.Eray bir süre önce işinden ayrılmış ve profesyonel blogculuk üzerine çalışmaya başlamış. Yakın zamanda blog dünyası Erayın yeni projelerini görebilir diye düşünüyorum.İnşallah Bloglama‘da bu arada istediği gibi bir reklam şebekesi olur ve bizde tekrar kullanırız.
Bu giriş konuşmalarından sonra asıl panel başladı ve altıüstütasarımın sahibi Mehmet Doğan blog dünyası hakkında deneyimlerini anlattı ve neden blog yazmayı bıraktığını anlattı.İnsanın çocukları olunca tabi ki zamanını onlarla geçirmek istemesinden daha doğal bişey olamaz heralde.Blog yazmak insanın çokça zamanını alan bi meşgale aslında ilk başta hobi olarak başladığınız bu iş bir süre sonra hele altıüstütasarım gibi herkesin bildiği ve çokça ziyaret ettiği bir blog haline gelindiğinde, boş zamanınızın büyük bölümünü ele geçiriyor.Mehmet’in hesabına göre bloguna şimdiye kadar tam olarak 105 gün 2500 saat civarında bir zaman ayırmış; yazı yazması ,yorum onaylaması, maillere cevap vermesi, teknik tasarım onarım süreleride buna dahil edilince böyle korkunç bi rakam ortaya çıkıyor.Böyle bakınca Mehmet’in anlattığı gibi geri dönüşü gerçekten az olan bu hobi için diğer bir çok şeyi aksatarak bu işe takılı kalmanın doğru olup olmadığına karar vermek zor.
İkinci olarak, Kişisel başarı öyküleri konulu panele geçildi.Panelin konuşmacıları Burak Bayburtlu , Gökçe Karan ,Mehmet Subaşı, Pınar İlkiz ‘di.Panelin yöneticiliğini Yüce Zerey yaptı. Konuşmacılar kendi bloglarından bahsettiler önemli noktaları aktaracak olursak.Burak’ın ilk değindiği konu ne yalan söyleyeyim bende sitesine ilk girdiğimde bu ne lan dediğim 32 bin RSS takipçisinin olmasıydı.Dile kolay 32 bin ben şu ana kadar bu rakama ulaşan başka bir blog görmediğimden vardır bu işte bi iş demiştim.Anlattığı kadarıyla mobil teknolojiler konusunda pek fazla blog olmaması ve igoogle gibi anasayfa uygulamalarında insanların Rssini takip etmesi yüzünden böyle bir yığılma olduğunu ve kesinlikle herhangi bir manipülasyon olmadığını söyledi. Mehmet Subaşı belkide o salondaki en eski internet kullanıcılarından biri olduğunu anlattı.1989 dan beri internet kullanıdğını anlatan Mehmet bey 96dan beri blog benzeri web günlüğü tuttuğunu ama teknik konulardan anlamadığı için zaman zaman blogunun sıfırlandığını anlattı, kendisi Vodaco‘nun kurucu ortaklarından.Tabi böyle yönetici kademesindeki kişilerinde blog tutması blogcu insanını sevindiriyor nedendir bilmem.Gökçen Karan videoblog kavramından ve bu çeşit blogların yaygınlaşması konusundan bahsetti.Her ne kadar ben video veya resim bloglarından hoşlaşmasamda salonun ilgisi vardı, sanırım yakın zamanda vloglarda bir artış olacak.Pınar hanım, panelin kapalı kutularından biriydi, çok bilinmek istemiyor gibiydi, uzun süredir blog yazan ama sadece tanıdığı insanlar tarafından okunmayı istediğini anlattı.Genele değil özele yayın yapmak farklı bir düşünce tabi bu kadar geniş bir çevre sizi görüyor ama siz onları değil sadece görmek istediklerini görmek için çabalıyorsunuz, farklı türde bir uğraş gerekecektir. Panelin soru cevap bölümünde Selim Yörükten videoların arama algoritmalarıyla ilgili bir soruda Nuri bey hemen kendini gösterdi ve Microsoftun yakın bir gelecekte sadece arama kelimelerine bağlı değil, video görüntülerine bakarakta arama yapan bir arama motoru hazırladığından bahsetti.Büyük ihtimal bu videolar kendi teknolojileri Silverlightla bi yerden ilişkili olması gerekecek.
Panelden sonra verilen kısa arada blogcular parçalı bulutlu olarak herkes bi taraflarda sohbete muhabbete başladı.Coca colada Zerolarıyla Konferansa meşrubat sağladılar hatta kutuları açarak taktim ettiler.Buzların içinde duran kolaları açıp açıp dağıtan o arkadaşların ellerinin eksi kaç derece olduğunu merak ettim.Ben içerken elim dondu onlar bide açtılar herkesin kolasını fazla alıp eve götürmeyelim diye yaptılar galiba
Bizim konferansın yapıldığı salonun karşısında hemen bir başka salon vardı ve bu salondada sanırım Psikolojiyle ilgili bir toplantı vardı.Kapının önünde psikanaliz kitapları satan bir kitap evi standı vardı.Tam biz salona geri dönerken salondan çıkan pek çok hatun kişiyi görünce bırak olum bu blog işleri öbür konferansa katılayım ben diye aklımdan bir düşünce geçtiysede, Barış hadi gidelim salona başlıyor dediği için geri döndüm.Yalnız olsaydım belki de uyabilirdim şeytana nede olsa geçen dönem psikoloji dersi aldım ne olacak yabancı olduğum bişey değil ki
.
Konferansın ikinci kısmına Anadolu Üniversitesi öğretim görevlisi Zeynep Özatanın sunumuyla başladık.Blogkürenin bugünki ve gelecekteki pazarlama,reklam üzerine ilişkilerini anlattı Zeynep hanım.Benim dikkatimi ise bu konferansa ne kadar çok pazarlamacının katılmış olmasıydı.Blog işini ben bir çeşit internet sitesi,bilgisayar işi ,bilgisayarcı işi olarak göryorum ama pazarlamacılar bu işi çoktan sahiplenmiş durumdalar. konferansa mesleği olan(!) hemen herkes pazarlamacıydı. Zeynep hanım değerli bilgiler vermiş olsalarda, ben şirketlerin kişisel blogları çok fazla dikkate aldıklarını ve alabileceklerini zannetmiyorum.Altı üstü ortalama zekaya sahip herkesin bir kaç dakikada kolayca yazmaya başladığı bir internet sayfasında yazılanları neden dikkate alsınlar ki, ağzı olan konuşuyor gibi bir durum var, hangi blog iyi ,hangi blogcu sağlam gibi bir ayrım yapmak içinde bir kaç kişiyi bu iş için ayıracak olmadıklarına göre bana hep mantıklı gelmedi bu şirketlerin blogcularını dinlemesi. Bi taraftanda bu kadar pazarlama konulu blog olması beni şaşırtıyor ve kendi düşünceminde gerçekte ne kadar yanlış olduğunun farkına varıyorum da hadi bakalım.
Kominite blogları nasıl oluşur? sorusunun cevabını vermek için Aygül ve Yalçın Pembecioğlu çifti mikrofonun başına geçtiler. Kendileri bigumigu‘nun yaratıcıları, evde otururken birden Aygül hanımın aklına gelen bu projeye evlenmeden önce başlamışlar ve bugün bigimigu koca bir topluluk blogu olmuş. Böyle bir topluluk olunca tabi ki bu topluluğuda kontrol etmek bir hayli zordur. Özellikle bir dönem yoğun olarak ilgi gösterdikten sonra bir anda ilgisini kaybetmessiyle ve arkadan gelen kullanıcıyı sürekli yetersiz bulmasıyla değişen yazar profilleri bence bu tip sitelerin temel sorunu.Bildirgeç içinde bu sorun geçerli bence, gün geçmiyor ki bildirgeç hakkında ahkam kesen blogcu olmasın.Herkes yazıların kötülüğünden eskiliğinden söz ediyor ve yeni yazarların eskisi kadar iyi olmadığından söz ediyor.Bu kavga bana Osmanlının son döneminde orduda baş gösteren alaylı-mektepli kavgasını hatırlatıyor.
Konferansın ikinci panelinin konuşmacıları Burak Büyükdemir, Bünyamin Ayar, Emrah Doğan, Selçuk Koyuncuydu.Panelin moderatörlüğünü Fikir atölyesinin sahibi Tunç Kılınç yaptı.Tunç bey öyle bir sunuculuk yaptı ki merak ettim,acaba mesleği nedir.Tunç beyin 15 dakikalık stand-up gösterisinden sonra konuşmacılar rastgele anlatmaya başladılar.Selçuk Hoca blog yazarlığını çocuklar öğrenciler arasında da yaygınlaşmasına destek olunması konusunda konuştu.Bünyamin bildiğimiz adıyla Nahnu Google adsense bir türlü kabul edilmemesinden yakındı, nedense bir türlü reklamları yerleştirememiş sitesine. Googledan umudu kesen Nahnu umudu Microsofttan bekledi ve istediğinide aldı aslında Nuri bey eylülde microsoftun bloglar için reklam servisi açacağı bilgisini verdi.Panelin başında Burak Büyükdemirin 99da kurduğu ama malesef kısa süren acildvdpizza sitesini başarısızlık hikayesi olarak anlattı.Pizzacıyla dvd dağıtımı fikri yaratıcı bir fikirmiş ama o dönemde sadece belli semtlerde dvd player bulunması olayı zorlaştırmış tabi ki.
Blog konferansı 2008 bu şekilde son buldu.Emeği geçen herkese, bu toplantının fiziksel olarak varolmasına destek olan sponsorlara, ev sahipliği yapan Galatasaray Üniversitesi Bilim Kulübüne ve özellikle Eray Endeşe bu harika organizasyon için bir kez daha teşekkürler. 2009 blog konferansında görüşmek üzere.
Blog ödüllerini ayrıca yazacağım zaten yeterince uzun bir yazı oldu.

Benzer Yazılar
Kategoriler
Bağlantılar
En Çok Yorum Alanlar
Seçtiklerim
Etiket Bulutu



Mayıs 12th, 2008 at 10:02 am
Merhabalar, konferansla ilgili yazınız her şeyi çok güzel özetlemiş. Bir minik düzeltme yapmak isterim ama: bizim blogun ismi:
http://www.bigumigu.com
Teşekkürler!
Mayıs 12th, 2008 at 11:02 am
Merhaba Ali Bey,
Aslında haksız değilsiniz. Çoğu firmanın umurunda değil blog kürede yazılanlar ve söylenenler. Birçoğu blogları sadece ucuz yollu reklam aracı olarak görüyor. Bazı akıllı firmalar (Dell, Nike vs gibi) ise bu ortamların kendilerine katabileceği değeri farketmiş durumdalar. Bu değer, tüketicilerini/kullanıcılarını “anlama” ve “tanıma” şansı. Daha da ötesinde, bu ortamlarda kullanıcılarıyla ortaklaşa yeni değerler yaratma şansı.
Benim derdim tüm firmaların blogları bu denli iyi kullanıp kullanmamaları değil aslında. Sorun ettiğim, bu vizyonu dar firmaların blog küreyi kirletmeleri.
Blog işini sahiplenme konusuna gelince… Pazarlamacılar olarak karşı atağınızı bekliyoruz efem :)) Sizlerin seslerinizin daha çok çıkması ve bu alanı sahiplenmeniz beni çok daha fazla mutlu eder.
Yazı ve yorumlar için çok teşekkürler.
Sevgiler.
Mayıs 12th, 2008 at 12:06 pm
Yalçın bey,özür dilerim nasıl olmuşsa yalnız yazmışım blogun adını bende şaşırdım.
Zeynep hanım ben bilgisayarcıların bu işi neden kenarda bıraktığını anlayamıyorum.Tembel insanlarız ondan heralde
yorumlarınız için teşekkür ederim.
Mayıs 12th, 2008 at 1:40 pm
Yahu bilgisayarcılar tembel insanlar olsa bugün burada olur muyduk? :))
Yazı ve yorumlarınız için tekrardan teşekkürler.
Mayıs 12th, 2008 at 1:47 pm
Çok güzel ve detaylı bir yazı olmuş elinize sağlık.
Sizlerin desteğini dostluğunu ve sevgisini yüzlerinizde görmek çok güzeldi. Bir çok şey paylaştık, bir çok insanla tanıştık. Cidden neredeyse 10 yıldır yazan bizler için çok güzel bir paylaşım günü oldu.
Görüşmek üzere.
Mayıs 16th, 2008 at 10:19 am
Konferans’a gitmek için fırsat bulamayan bizler için çok detaylı ve güzel bir yazı olmuş dostum eline sağlık. Bu arada Eylül ayında Microsoft’un bloglar için bir reklam şebekesi kuracağı haberi bence bomba bir haber
Mayıs 16th, 2008 at 11:14 am
@hakan: microsoftun bu işe girmesi bencede pazara büyük hareket getirecektir.Özellile adsensein tık başı ödemeleri şu aralar yerlerde olduğu için rekabet fiyatları arttırabilir.Aslında tam terside olabilir reklam verenler için indirime giren şirketler fiyatları dahada aşağıya çekebilirler.Bu bizim için o kadarda iyi sonuçlar vermeyebilir.
Tabi nahnu gibi adsense tarafından nedensiz bir şekilde dışlanan arkadaşların beklediği bir fırsat olacak Microsoft. Konferansta olup görmeliydiniz Nahnunun hezeyanını.
@Süleyman abi mi desem artık yorumlarınız için teşekkürler.Sizi buralarda görmek güzel.